Bazı mekanlar vardır, kapıdan girdiğiniz anda sizi başka bir zamana taşır. Alimoğlu Konukevi de böyle bir yerdir. Şanlıurfa’nın tarihi dokusunun tam kalbinde, 19. yüzyıldan kalma kesme taş bir konakta, nesilden nesile aktarılan bir misafirperverlik anlayışıyla 25 yılı aşkın süredir kapılarını açıyoruz.
Urfa; peygamberler şehri, Mezopotamya’nın kadim toprağı, Anadolu’nun en köklü medeniyetlerinden birinin yaşayan tanığıdır. Biz de bu şehrin ruhunu, onun en özgün ifadesi olan sıra gecesi geleneğiyle misafirlerimize aktarmayı kendimize görev edindik. Sazın o derin nağmesi taş duvarlarda yankılanırken, semânın dönüşü kandil ışıklarıyla buluşurken ve tandır başında hazırlanan sofralar kurulurken — Urfa’yı yalnızca görmüyor, bütün benliğinizle yaşıyorsunuz.
Alimoğlu ailesi olarak her misafirimize ev sahibinin sıcaklığıyla, dostun samimiyetiyle yaklaşıyoruz. İstanbul’dan gelen bir iş insanı da, Londra’dan gelen bir gezgin de, şehrin kendi çocukları da bu sofrada eşit derecede kıymetlidir. Çünkü sıra gecesinin özü budur: herkesi aynı sofrada buluşturmak, aynı türküde birleştirmek.
Konuk evimiz yalnızca bir konaklama ya da yemek mekanı değildir. Burası; Urfa’yı anlamak isteyenlerin ilk durağı, şehri defalarca ziyaret edenlerin vazgeçemediği adresi, özel günlerini unutulmaz kılmak isteyenlerin tercihi ve her gelişinde yeni bir şey keşfettiği kadim bir mekândır.
25 yıl boyunca bize kapılarını açan, soframıza oturan, türkülerimize eşlik eden ve bu geleneği yaşattığı için teşekkür eden on binlerce misafirimize minnettarız. Onların her biri bu konağın birer parçası oldu; bıraktıkları izler bu taş duvarlara işlendi.
Sizi de bu geleneğin bir parçası olmaya davet ediyoruz.
Alimoğlu Konukevi’nde kapımız her zaman açık, soframız her zaman hazır.
