Şanlıurfa’nın yüzyıllık geleneği, Alimoğlu Konukevi’nin kadim taş duvarları arasında her hafta yeniden nefes alıyor, yeniden ses buluyor, yeniden hayat kazanıyor. Sıra gecesi; dostların sırayla birbirini ağırladığı, sazın o derin nağmesiyle türkülerin tavanlara yükseldiği, sofraların bereketle dolup taştığı ve zamanın durduğu belki de geri döndüğü o eşsiz Urfa geleneğidir. Kandil ışıklarının titrediği, buhur kokusunun mekâna sindiği, her köşesinde tarihin fısıldandığı bu konakta; bir akşam yemeğinden çok daha fazlasını yaşıyorsunuz. Burada saz çalındığında duvarlar da titriyor, türkü söylendiğinde taşlar da kulak veriyor. Bu geleneği bugüne taşımak, her hafta yeniden kurmak ve misafirlerimizle en saf haliyle buluşturmak; bizim için bir hizmetin, bir işin çok ötesinde nesilden nesile devredilen bir sorumluluk, omuzladığımız bir emanettir.

Gecenin Akışı

Her Cuma ve Cumartesi akşamı 18:30’da kapılarımızı açıyoruz. Taş avluda hoş geldin şerbetiyle karşılanan misafirlerimiz, kandil ışıklarının titrediği salonda yerlerini aldıktan sonra gece ustanın ellerinde şekillenmeye başlıyor. Sazın ilk telinden itibaren Urfa’nın ruhu mekâna dolup taşıyor.

Açılış konseriyle başlayan program; geleneksel Urfa sofrası, sema gösterisi ve türkü faslıyla devam ediyor. Gecenin sonunda misafirlerimiz dibek kahvelerini yudumlarken masadan kalkmak istemediklerini söylüyor bu, bizi en çok mutlu eden cümledir.

Ne Sunuyoruz?

Alimoğlu Konukevi sıra gecesinde; Urfa’nın yetiştirdiği usta saz sanatçılarının canlı performansı, Mevlevi geleneğinden ilham alan sema gösterisi, 80’den fazla yöresel lezzetin yer aldığı geleneksel sofra, ev yapımı tamarind şerbeti ve Urfa dibek kahvesi ile tarihi konak atmosferi bir arada sunulmaktadır.

Kimler İçin?

Sıra gecemiz; Urfa’yı ilk kez keşfedecekler için mükemmel bir başlangıç, şehri defalarca ziyaret edenler için her seferinde yeni bir deneyim, özel günlerini kutlamak isteyenler için unutulmaz bir ortam ve kültür turları kapsamında şehri tanımak isteyen yabancı misafirler için eşsiz bir penceredir.

Rezervasyon

Sıra gecelerimiz sınırlı kontenjanla düzenlenmektedir. Yerinizi garantilemek için en az 3-4 gün öncesinden rezervasyon yaptırmanızı öneririz.
Telefon & WhatsApp: 0530 596 46 63 

Urfa Sıra Gecesi Nedir?

Sıra gecesi, Şanlıurfa’ya özgü ve yüzyıllardır yaşatılan köklü bir sosyal gelenektir. Dostların belirli aralıklarla sırayla birbirini ağırladığı bu gelenek; yalnızca bir araya gelmenin değil, birlikte var olmanın, paylaşmanın ve kültürü nesilden nesile aktarmanın en güzel biçimidir. Osmanlı döneminden bu yana Urfa’nın sosyal dokusuna işlemiş olan sıra gecesi; saz, türkü, sema, sofra ve sohbetin iç içe geçtiği, insanı içten içe dönüştüren bir deneyimdir.

Bir sıra gecesinde herkes eşittir. Sofrada zengin-fakir, yaşlı-genç ayrımı yoktur. Tek kural vardır: misafiri en iyi şekilde ağırlamak ve geleneğe sahip çıkmak. İşte bu ruh, Alimoğlu Konukevi’nin her gecesinde titizlikle korunmaktadır.

 

Urfa Sıra Gecesi Türküleri

Sıra gecesinin vazgeçilmezi türkülerdir. Urfa türküleri; hicaz, rast ve uşşak makamlarında, yüreği sıkıştıran sözleriyle dinleyeni başka bir âleme taşır. Alimoğlu Konukevi gecelerinde icra edilen türkülerden bazıları şunlardır:

Aşağı İndi Seyran — Urfa’nın en bilinen ve en çok sevilen türkülerinden biridir. Her sıra gecesinin vazgeçilmezi olan bu eser, misafirleri anında coşturur ve birlikte söyleme isteği uyandırır.

Urfa’nın Etrafı Dumanlı Dağlar — Şehrin özlemini ve güzelliğini anlatan bu derin türkü; özellikle Urfa’dan uzakta yaşayanların yüreğine dokunur, gözlerde yaşla biter.

Gel Gönül Eğleyelim — Dostluğu ve birlikteliği öven bu neşeli eser, gecenin atmosferini yukarı taşır. Herkesin katıldığı, el ele verildiği anlarda icra edilir.

Kızılırmak — Urfa ozanlarının dilinden dökülen bu uzun hava; acıyı, sevdayı ve özlemi en saf haliyle anlatır. Ustanın sazı eşliğinde söylendiğinde salonda derin bir sessizlik çöker.

Bahçelerde Yeşil Çınar — Baharın ve umudun türküsü olarak bilinen bu eser; genellikle gecenin ortasında, sofra yerindeyken icra edilir ve misafirlere sıcak bir huzur verir.

Şanlıurfa’nın Gülleri — Şehre duyulan derin sevgiyi ve gururu dile getiren bu türkü; her sıra gecesinin kapanışına yakın söylenir. Son notalarla birlikte gözler dolar, eller birbirine kenetlenir.

Meyhaneci — Hafif ve neşeli yapısıyla gecenin en eğlenceli bölümlerinde çalınan bu eser; yaşlı misafirleri gençliğe, genç misafirleri de geçmişe götürür.

Türküler yalnızca dinlenmez — birlikte söylenir. Sıra gecesinin en güzel anı, sazın sesiyle birlikte salondaki herkesin aynı sözleri mırıldanmaya başladığı o andır. O anda yabancı kalmaz kimse; herkes aynı şehrin, aynı geleneğin, aynı sofranın çocuğudur.